başlık biraz tuhaf değil mi? yoo hiç de bile sensin tuhaf olan. kendini yeterince tanıyor musun? yaa yemin et. ben tanımıyorum. sende tanımıyorsun. kendi bedenini ve tepkilerini bilmen, kendini tanımanı sağlamaz. "50 kilo taşıyabilirim, ama 90 kilo taşıyamam" gibi düşünceler yada "ya abi bi oturuşta 6 tabak makarna yiyorum" demek kendinizi tanıdığınız anlamına gelmez.

hiç düşündünüz mü tepkilerinizi? yada yıllar önce yaşadığın bir olayı yine yaşayınca verdiğiniz tepki ne oldu? tabiki hafif olmuştur. fakat önceden ne hissediyordun? şimdi ne hissediyorsun?

ben buraya soru sormaya gelmedim. belki de geldim. bunu bilemezsiniz. çünkü beni tanımıyorsunuz. tanımadığınız bir insana nasıl güvenebilirsiniz? yine soru sordum. bu kadar soru sormayı bırakmalıyım. demi?

konumuz şu: kendini tanımak
"amdin mevlana paylaş" dediklerinizi duyar gibiyim de sırası değil şimdi. insanlar karakteristik ve ruhsal yapıları sayesinde birçok kişiliğe bürünebilirler. bu şey demek değildir "ya bende kişilik bölünmesi var şöyleyim şöyle oluyorum..." gibi saçmalıklardan biri değil. şöyle örnek vereyim; arkadaşlarının yanında ayrı bir yapıya bürünüyorsun; eğlenceli, hareketli, sevecen, çılgın... ailenin yanında daha farklı bir yapıdasın; mülayim, sakin, hanımevladı(linç yemem umarım)... sevdiğin insanlara ayrı, sevmediğin insanlara ayrı davranıyorsun. yani birden fazla yapın, birden fazla kişiliğin var. ha çıkıp "oso benim tek bir kişiliğim var herkese aynı yaklaşıyorum" diyen varsa mail adresim felan bir yerlerde yazıyor. bana ulaşsın karşılıklı onla bir ayçekirdeği çitleyelim.

şimdi ben başlıyorum anlatmaya. kendimden örnek vereceğim. çünkü burası benim blogum (my life my rules bebeyim). aslında ben bu yaşıma kadar kendimi hiç tanımamışım. her zaman sıvı ve omurgasız davranmışım. ama şöyle düşündüm de bu ben değilmişim. bu sefer oturup geçmişimi ne yaşadığımı neler yaptığımı düşünmeye başladım. çocukken nasıl davrandığımı yaşım ilerledikçe nelerin değiştiğini, çevre faktörünün hayatımdaki etkisini düşündüm. ve başardım. kim olduğumu öğrendim. kendimi tanıdım. artık karşımdaki insan kim olursa olsun aynı davranıyorum. duygularımı belli ediyorum. sevmiyorsam sevmediğimi konuşmaktan haz almıyorsam almadığımı söylüyorum. ailem, arkadaşlarım çevrem... hepsi buna dahil. artık bende birden fazla yapı değil tek bir yapıda ilerliyorum. işte şimdi ben kendime "ben kimim?" diye sorabiliyorum.

şimdi söyleyin, sen kimsiniz?