oturup belki de ciddi ciddi yazacağım tek yazı olacak. ama önce paradoksun ne olduğuna dair biraz konuşalım.

paradoks olma ya da olmama olasılığı %100 olan, hiç bir yer ve zamanda değişmeyecek iki eylem, muhtemeliyet ya da teorinin aynı özelliklere sahip başka eylem'in, birbirini -öncelik olmadan- engelleyip çakışmasıdır. yani saçma sapan detaylara girmeden şöyle söyleyebiliriz. bir olayın olma yada olmama olasılığının eşit olduğu durumlarda kararın belirsiz kaldığı durumlardır. klişe örneklerden birkaç tane vereyim mesela; "geçmişe gidip dedeni öldürürsen, dedeni kim öldürmüş olur." ,"bu cümle bir yalandır" gibi uzatılabilir.

şimdi asıl olaya bakalım. ufak tefek bir şeyler ima edeceğim. anlamaya çalışın. bir robot yaptığını düşün. yürüyen ilerleyebilen bir yapı. hata payını, gidişatını, süreyi, hızı yani hangi hareketi ne zaman yapacağını kodlamışsın. yolunu vizyonunu başarıp başaramayacağını en ufak hata payına kadar biliyorsun. ama bu deneyi yaparsan güç kaynağı tükenecek ve devreler zarar görecek. yolda ilerlerken hata yapacağını, duracağını, sapacağını biliyorsun. ama bunları bilmene rağmen kendine zarar vermesine izin veriyorsun.

böyle bir şeyi neden yaparsın? izlemek için mi? sadist olmadığından emin miyiz? yoksa cidden merhametsiz birisin.

birkaç dakikalık keyfin için bir şeylere zarar vereceksin. bir bakıma robota acı çektireceksin(ironi yapıyorum linç etmeyin). sen tüm hata paylarını hesaplamana rağmen o robot yine yoldan çıkıyor ve kendine zarar veriyorsa, sen her şeyi bilmiyorsun, her şeyi düşünememişsin demektir.

peki, bu paradoks size bir şey anımsattı mı?

bana anımsattı. gelelim kuru fasulyenin faydalarına. insanlar yıllardır bunları sorguluyor aslında. kader konusunu. eğer tanrı her ne yaptığımızı daha önceden hesaplamış ve biliyorsa neden yaptıklarımız ile mükafatlanıyoruz(yada cezalandırılıyoruz). şimdi aranızdan çıkacak birileri şey diyecek "ya abicim işte kutsal kitaplar peygamberler nebiler bilmem neler...." bırakın kardeşim. realist düşünün. herkes dinini görüşünü yaşasın bir şey demiyorum. konudan sapmayayım. peki insanlar neden yaratıldı? ben sizin yerinize söyleyeyim;

1-) kuran-ı kerim, zâriyat sûresi, 57. ayet "insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."‌‌2-) tevratta ise "tanrı, ona en uygun yardımcıyı yaratmak üzere, ademi yarattı" diye bir yer okumuştum.‌‌3-) aynı şekilde incil'de de insanlar; tanrıya kulluk etmesi için yaratılmış.

şimdi benim anlamak istediğim soru şu:‌‌eğer bir yaratıcı varsa, neden yaratıldık? ve neden daha önce yapacağımızı bildiği şeyler üzerinden değerlendiriliyoruz?

bunlar uzun uzun gider. benim ne çenem ne parmaklarım durur. o yüzden kısa kesiyorum. aklımıza takılan bir konu olursa alt taraftan yorum yapabilirsiniz. yada bana ulaşın.

hee bir de şey var sağ altta ni çan tuşu var ona dokununca bildirimleri açıyorsunuz. ben yeni yazı attığım zaman size bildirim geliyor. bir insanın boş yapması sizi ne kadar meraklandırır bilmem. ama eğleneceğimize eminim. bana bu mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. sizi seviyorum ❤️

[email protected]